yağmurlu gecelerde
kaybettik birbirimizi
yağmurlu gecelerde
koştuk kavganın peşinden
bahane ettik her seferinde
yağmuru akan gözyaşlarımıza
oturduk senin hakkında
konuştuk saatlerce
herkes seni söyledi
ben andım
her seferinde geliyorsun
aklımın bir köşesine
sürekli oturuyorsun karşıma
upuzun ve rengine aşık olduğum
saçlarınla o kocaman gözlerinle
bakıyorsun her seferinde etrafına
arıyorsun sende bir başkasını
bir tek beni göremiyor
o gözler
en yakınında ben olduğum halde
yanıyorum her seferinde
tepeden tırnağa bir otel gibi
yıkılıyorum her seferinde
bir gecekondu mahallesi gibi
mülteci düşler besliyorum sana
sen göremesende beni
olsun yine senin istediğin gibi
olsun
yine yağmur yağsın
aklım kalbim yani biz
hep seni analım
ıslak yanaklarımızda
bir el tutma mesafesi kadar
yakın olsan da
hayallerinle
idare etmeye alışalım
seni anmak
yapamazsın
bazen bir insanı beklersin
yada bir mesajı
bir ölüyü bekler gibi
acaba dersin yine mi
aynı şeyler yaşanacak
en baştan
kısır bir döngünün
içinde olduğunu düşünürsün
birisi dersin gelsin
ve bir düğmeye dokunup
bitirsin herşeyi
ama ne gelen var
ne de bitiren bu hayatı
gidersin sonra
gelen olmadığı için
madem bir gelenim yok
bari ben birinin geleni olayım
ama malsındır
onu bile başaramazsın
ölmeyi istersin
ölemezsin
ölsen bile kimsenin
seni hatırlamayacağını bilirsin
geriye tek yol kalıyor
senin için
sistemin çarklıları arasına sıkışır
ortalama bir gerizekalı olarak
yaşarsın..
Mehmet Sirin USANMAZ
02.03.2012~00:45
Sevgili Eski Sevgililerim…
Soğuk bir kış gecesindeyim yine ve her zamanki gibi yalnızım. Bugün nedense eski sevgililerim ve sevdiklerim geldiler aklıma. Hani hepimizin hayatında yer eden o insanlar varya onlar işte, hani ben ölürümde senden ayrılmam diyenler hani hiçbir neden yokken hayatımıza girip onu dağıtan ve hiçbir şey olmamış gibi çekip gidenler varya onlar geldiler işte aklıma. Tek tek hayalleri canlandı gözümün önünde. Kimisi bir sabah ayazında bir telefon mesajıyla terk etmişti beni, kiminizin de bir okul önünde gözyaşlarıyla baş başa bırakarak hayatından çıkmıştım. Bazısı bana bir sevgili gibi değil de bir dost gibi oldu. Her şeyimi bildi, her anımız beraber geçti çok büyük saygı duydum, hayranlık duydum ama aşık olamadım. İçlerinden birisi beni çok sevmişti belki de hayatımda bir tek o beni sevmişti, o yüzden saftı sevgisi ve hiç karşılık beklemedi benden. En çok onu yaraladım, en çok ona üzüldüm çünkü ilk defa birisi beni böyle seviyordu ve yaşaması için tek çare olarak beni görüyordu. Onu da sevemedim niye biliyor musun? Bu kadar güzel insanın arasına karışan ve bu hayale bile layık olmayan senin yüzünden. Hani hep arkadaşın olarak gördüğün, her fırsatta kullanmayı düşündüğün, sürekli bir oyuncak gibi oynadığın ben varya bu hayaller içinde en çok senden nefret ettim. Hayalin bile yüzüme bakamıyor. Merak ettim de olurda bir yerde karşılaşırsak ne yapacaksın acaba?
Not: Bu yazı hiç kimseyedir…
…
“gözlerim gökyüzüne daldı bugün…
hedefini bilmeyen namlu misali,
ne tarafa baksam, ne yöne dönsem de
seni görebilsem o mavilik içinde diye…
legolar gibi birleştirsem yüzün oluşur mu bulutlardan?
sakın , sakın yağma yağmur…
sakın gözyaşı olma onun gözlerine
bırak güneş açsın yüzünde,
bırak aydınlansın etraf…
bırak babam belirsin gökyüzünde.”
Sokayım hayatına
İçine ederim böyle okulunda böyle hayatında herşey üst üste gelmek zorunda mı amk.bir kerede bi halt yolunda gitsin arkadaş çok mu şey istiyorum sanki...
çocukluğum
Ve en çok seni özledim ben.
Karşı komşunun sokağa çıkacağı zamanı beklemeni.
Her teyzeyi annen gibi sevmeni.
Sanki ayıpmış gibi kimselere söylememeni.
Ve o bisikleti ilk gördüğünde koşuşunu.
Yağmurlu bir günde annenin elinden yediğin ekmeği.
Islanan sokaklara bakıp duygulanmanı.
Yaz akşamlarında oturduğun kaldırımı.
Seni bir kez daha görmek isterdim…
hiç konuşmadan..
kısa pantolonlu siyah beyaz halini..
bir lokma boyunu..
diz çöküp yere sımsıkı…
ama çok sıkı
sarılmak sana..
gözyaşlarımı omuzlarına bırakıp gitmek istiyorum şimdi
sana kim olduğumu söylemeden…arkama bakmadan
ağladığımı sana göstermeden
seni çok özledim
ama çok özledim
çocukluğum! !
Nerden Bileceksiniz ?
yanımdan gelip geçen,selam verip selamını aldığım,
iki kelam laf ettiğim,güldüğüm tek boyutlu kalpler:
üstüne sis çökmüş gri renkli bir kalabalıkta tek başına bir kırmızıyım,her an kanıyorum,
kimse bilmiyor.
görmesinler diye saklıyorum yaramı,
görenlere dil döküyorum anlamiyorlar,
kendi kendime susuyorum,
ırmaklar taşıyordu bir zamanlar içimde,bir fidandım oysa eskiden,kuruyorum,
bakıyorlar ama görmüyorlar,dinleseler de asla anlayamayacaklar.
her bir cümlede birçok duyguyu,acıyı,gizliyi,saklıyı,anlatılamayanı,başkalarının anlamayacagını pat diye direk söyler adama.
alakasız bir yerde bambaşka bir duyguyla dinlemeye başladığınız bir şarkı,hep aynı duyguyu bırakarak sona erer…
“siz benim neden sustugumu nereden bileceksiniz?”
Ben 19 Yaşındaydım Öldüğümde
Ben ondokuz yaşındaydım öldüğümde
Daha ayaklarım yere basmamıştı konmamıştı aşkın adı..
Gözlerim bir dilberin gözlerine bir karış mesafeden dahi bakmamıştı..
Ve genzime inmemişti hiç yar kokusu
Bir dağ ceylanı yayla kekiği aklımı başıman almamıştı..
Ben ondokuz yaşındaydım öldüğümde Ondokuzundaydım
Şimdiye kadar söylenmiş tüm yalanlar gözlerimin önüne serildiğinde.
Gerçek gibi görünen yalanların ve yalan gibi görünen gerçeklerin
Sahiciligi serldi önüme.
Ondokuzundaydım tüm doğruları gönül gözüyle gördügümde..
Ben ondokuzumdaydım öldüğümde
Daha saçlarıma ak düşmemişti babamın başı düştüğünde öne.
Kırışıklık değmemişti yüzüme ne ayaklarım asker botuna girmiş,
Ne de başım yaslanmıştı yar göğsüne…
Ben ondokuzundaydım öldüğümde.
Belkide herkes öldüğü ben dirildiğimde..
ölüm bile anamın feryadı kadar canımı acıtmamıştı.
Köyün genç ve bekar kızları taşıdı tabutumu.
Olaki birinde gönlüm kalmıştır diye.
Hiç olmazsa gittiğim yerde ruhum huzur bulsun diye
Köyün genç ve bekar kızları taşıdı beni musalladan öteye.
Ve en çok içlerinden biri ağladı adı ….
Ağlama canım ağlama anam
Dünya fanidir hayat yalan
Ne kaybettiğine üzül nede yan yıkıl
Ne de kazandığına gül hiç bir zaman..
Köyün genç ve bekar kızları taşıdı beni musalladan öteye.
Olaki birinde gönlüm kalmıştır diye.
Meğer ne çok mezar varmış bu köyde.
Kim bilir kaç meçhul sevgili ve kaç yarım hikaye
Hiç dokunma sakın bizimkine hasrete ve sevdaya doymamış bir hayat işte
Her mezar yaralı güllerin ıssız aşk tepecikleri
Her tepecikte bir uludağın dumanlı gölgesi
Yazık ki bir avuç topraktı işte yaşadığının nihayeti
Her ölüm aşktan inan
Enfaktüs kalp şeker külliyen yalan
Son nefeste unutamadığınsa zira canan canan canan…
Ağlama canım ağlama anam
Dünya fanidir hayat yalan
Ne kaybettiğine üzül nede yan yıkıl
Ne de kazandığına gül hiç bir zaman..
[cincopa AwJAcw6uJS1e]